Ara
25
2008
Serkan’ın Bir Aralık yazısına atfen yazmış olduğum bu yazı da benim yoğun dönemimde bulduğum bir aralıkta yazdığım Bir Aralık yazısıdır.. 
Cümle karışık gibi görünüyor, ben tekrar okudum bir hata bulamadım..
Arkadaşlar söylediğim gibi gerçekten yoğunum.. Bir sürü ıvır zıvır işle uğraştığım yetmiyor, ekonomik krizle de mücadele ediyorum.. İşin aslı beni en çok o yoruyor..
Bir de bunlara ek olarak -asli görevim olan- yüksek lisans tezimi ve öncesinde sunulması gereken seminerimi hazırlıyorum.. Zamanı çok verimli kullanmak gerek.. Yani benim asla yapamadığım bir şey..
Her neyse..
Daha önce size bilgisayarımın arızalandığını söylemiştim, bir önceki yazıyı da yazdığım kız kardeşimin bilgisayarı (ki kendisi benim eski bilgisayarımdır, eski kelimesine takılmayın, bizim evdeki en yüksek konfigürasyon aynı zamanda) şu an bana iş yerinde eşlik ediyor..
Evde akşamları bilgisayarsız kalmak pahasına bütün işi buraya yıkmış bulunuyorum yani..
Tabi bu arada bu bilgisayar da bana yeteri kadar arıza çıkarttı.. İki formattan sonra kendisine geldiğini umut ediyorum, bakalım..
Sonuç olarak Aralık boş geçmesin diye yazıldı bu yazı, farkındasınız siz de..
Görüşmek dileğiyle..
Dip Not: Sonunda aradığım Windows temasına kavuştum, masaüstü resmini de uyumlu seçince çalışma ortamım hayli keyifli bir hale geldi.. 
Tema için buraya, masaüstü resmi için buraya bakabilirsiniz..
Eki
26
2008
Her sene yapıyoruz, bunda devrim niteliğinde ne var diyorsunuz değil mi?..
Hemen açıklayayım, ben herkes gibi saatimi 1 saat geri almadım.. 1 saat 13 dakika geri aldım, devrim kısmı işin burasında..
Yine açık olmadı daha da açayım..
Efendim, 8 yıl önce arkadaşlar arası alınan bir kararla saatler 5 dakika ileri alınır.. İnsanların kullandıkları saatler değişir, ne bileyim gereklilikler değişir, o değişir, bu değişir derken herkes saatini kabul edilen noktaya geri döndürür, sabitler..
Bu anormal arkadaş ise inatla ileri olan yelkovan konumunu muhafaza eder..
Hatta artık yelkovan onun bile himayesini kabul etmemekte, ne kadar ilerde duracağına kendisi karar vermektedir..
Nihayetinde yelkovanımı 13 dakika ileride yakaladım bugün.. Epey yol katetmiş bana hissettirmeden..
Bugün itibariyle başına buyrukluğuna son verdim, artık herkes ile aynı dakikada yaşıyorum..
Bunu neden yaptığımı sormayın bilmiyorum, bişeyler değişsin isteğinden başka birşey olmayabilir.. Bakarsınız hayat çok daha güzel olur bu şekilde..
Görüşmek üzere…
Mar
14
2008
…
elektronik ve haberleşme kanıma küçük yaşta işlemiş, ve bütün hayatımı yönlendirmiştir
…
Altan 12 yaşında

Şub
14
2008
Erken kalkıyorum..
Sabah o en salak halimle iştahım olmuyor, kahvaltı yapamıyorum..
İşe gidiyorum..
Okula pek gitmiyorum, henüz ikinci dönem başlamadı..
İkinci dönem için ders kaydı yapmaya çalışıyorum, ama danışmak için ulaşmaya çalıştıklarıma ulaşamıyorum..
Arada bolca sıkılıyorum..
Uzun uzun internete giriyorum, bloglar, forumlar v.s…
Okuyorum, okuyorum, ondan da sıkılıyorum..
Yanıma okumaya değer bir kitap almaya karar veriyorum çünkü herkesin söylediği gibi "piyasa çok durgun"..
Bahsettiğim kitap hakkında hiçbir fikrim olmuyor, çünkü uygulamaya geçirmek nedense karar almak kadar eğlenceli olmuyor..
Sıkılma molası veriyorum..
Midem biraz nanemolla olduğundan gün içinde de kendime yiyecek birşey bulamıyorum, aç kalıyorum..
Akşama kadar internete (msn mi desem?) girenin çıkanın seceresini tutuyorum, ama hiçbiriyle ilgilenmiyorum..
Sonra biraz daha sıkılıyorum..
Hava kararıyor, saatleri saymaya başlıyorum..
Evime geliyorum, ilk olarak yemek yiyorum.. Yemeyince çok asabi oluyorum..
Yemekten sonra dünya para verilen o teknoloji harikası televizyonlarını sadece televizyon kanalları için kullananlara acıyacak kadar televizyon karşısında kalıyorum..
İnternete giriyorum..
Sagopa Kajmer dinliyorum..
Yatmadan önce de son kez sıkılıyorum..
Hergün aynı düşüncelerle yatıyorum..
Döngünün başına dallanıyorum..