Ağu
19
2008
Uzun mesafelere, araya birkaç kişi alarak, telefonla yaptırılan çiçekteki not DALTONLAR / 08 yerine DALTONLAR KESME 08 olabiliyormuş.. 
Sanırım “slash” kelimesini tahminimden fazla benimsemişiz..
Velhasılıkelam; süper güldük, Allah çiçekçi abiden razı olsun.. 
Ağu
02
2008
Mim yazısı hayal kırıklığı yaratacak biliyorum.. Zira eklenti sayısı da çok az bende..
Sebebine gelince zaten zayıf sayılabilecek bir sistem kullanıyorum ve beni yavaşlatma ihtimali olan şeylere pek yüz vermiyorum.. Sade, hızlı..
Önce bu yüzden sonra da gecikme için kusura bakma Yalçın..

Kullandığım eklentiler;
- Google Not Defteri: Favorilerimi yanımda taşıyabilme hevesinden yola çıkarak edindiğim, kolay alıştığım, memnun olduğum bir eklenti.. Google sağolsun..
- Quick Java: Bulunduğum ağların birinde java tabanlı bir virüs var.. Bundan kurtulmak için geçenlerde edindim.. Kolaylıkla açıp kapatabilmeye yarıyor..
- Tiny Menu: Yalçın’da gördüm, bayıldım..
Bence de harika bir eklenti, açıklaması burada..
Kalan bir de bağlantılar çubuğum var.. Orda da zaman zaman değişkenlik gösterse de sık kullandığım (biraz da ikonu hoşuma giden
) linkler var denebilir..
Tem
18
2008
İlk solo albümü “Sek” ve Up, Bustle & Out grubuyla yaptığı “İstanbul’s Secrets” albümü Kalan Müzik tarafından yayınlanan Şevval Sam’ın ikinci solo albümü “Karadeniz” yine Kalan Müzik tarafından yayınlandı. Daha evvel, Kazım Koyuncu ile dizi müziklerinde seslendirdiği Karadeniz türküleri oldukça sevilen Şevval Sam’ın uzun bir süredir beklenen “Karadeniz” albümü, en sevilen Karadeniz türkülerinden oluşuyor. Albümde Kemal Sahir Gürel, Fuat Saka, Sunay Özgür, Cengiz Onural, Aytekin Ataş gibi usta düzenlemecilerin yorumları Şevval Sam’a eşlik ediyor…
Kalan Müzik
Yukarıdaki linkte şakıların/türkülerin listesi ve tanıtım versiyonları mevcuttur..
Tarafımdan şiddetle tavsiye edilir..
Düzeltme: Albümü bana da Zizil tavsiye etti.. Söylemeyi unutmuşum.. 
Tem
15
2008
Tuhaf şeyler oluyor..
Aksilikler, aksaklıklar…
Olmaması gereken şeyler oluyor..
Olması gerekenler yok!..
İçimde kötü hisler var..
Tırsıyorum..
Bundan doğan bir asabiyet de söz konusu, içim içimi yiyor..
Hayırlısı..
Haz
30
2008
İkinci yılımın ilk yazısını daha önce tarzım olmayan bir şekilde seçtim, aslında kasten de seçmedim tamamen denk geldi..
Hepiniz ağzımdan/klavyemden “hayde bre” duymuş/okumuşsunuzdur.. Çok fazla sevdiğim bir söz de.. Nerden geldiğini kimse sormadı, aslında tanıdık olduğu için belki kimse ihtiyaç duymadı, olabilir tabi..
Her neyse..
Üniversitede bir yerden elimize geçmiş olan sürekli oynadığımız küçük bir oyunumuz vardı, arkadaşlarla başından kalkamazdık;
Başlıkta da yazdığı gibi LF2 (Little Fighter 2) 
Oyunda küçük sevimli karakterlerin “Street Fighter” tadındaki süper komik dövüşlerine tanık oluyoruz.. Oynarken hem çok gülüyoruz, hem de bol aksiyonlu geçiyor dakikalar.. 
Hele kalabalık takımlar yapıp klavyeyi paylaşınca çok eğlenceli oluyor..
Neyse konuya dönelim, bu küçük adamları yönlendirirken iki kere peş peşe zıplama komutu verdiğimizde önce havaya doğru zıplayıp sonra ileriye doğru uzunca bir adım atıyorlar ve gerçekten tam da pehlivanların birbirinden kaçmasını andırıyorlar..
Tam böyle bir anda Sefer’in (üniversite hayatımın en yakın tanıklarından birisi) “Hayde Bre; Haydee!..” demesi klavyeyi bırakmamı hatta oturduğum yerden yuvarlanarak yere düşmemi sağlamıştı.. 
Bir laf bu harekete bu kadar “cuk” diye oturabilirdi heralde..
Kısa kesip oyunu bana yeniden hatırlattığı için program-bul.net‘e çok teşekkür ediyorum..
Bu pencerede açılan küçük ama çok eğlenceli oyunu hepinize şiddetle tavsiye ediyorum..
Hayde bree!..