Bir rekorun ardından…
Diyeceksiniz “ne rekoru” di mi? Evet ben de biliyorum demeyeceksiniz, salladığınız bile yok çoğunuzun, ama olsun. Aksi halde yazılmıyor. Rekor; “yazısız geçen zaman” kişisel rekoru.
Aslında geçenlerde okuduğum bir yazının ilk birkaç cümlesini aynen alsam çok sırıtmaz, birebir örtüşüyor çünkü. Biraz daha geniş kapsamlısı oldu benimki diyelim. Bu arada Serkan o yazısında benim bir önceki yazıda yazmış olduğum tezimi ispatlamış, kendisine teşekkürü bir borç biliyorum.
Söylemiş olduğum gibi micrboblogging kavramı bloglarımızın canına okudu. O kadar ki takip etmediğini bile bile insanlara oralardan seslenmek gibi acayip huylarım peydah oldu. Şimdilik gazımızı iyi alıyor bu ufaklıklar. Bakalım ne olur bu işin sonu.
Bu yazısız geçen süre zarfında iyi günlerim de oldu çok kötü günlerim de tabi ki. Daha çok kendimce eksik olduğunu düşündüğüm şeyleri tamamlamaya uğraştım. Başarısızlık oranım yüksek olsa da hâlen kafamı taktığım bazı şeylerin peşindeydim. Bir kısmını tamamladım, bir kısmı beni paşalar gibi bekliyor. Sırası geliyor her birinin.
Cihan gibi yaptıklarımdan değil, yapacaklarımdan bahsetmek isterdim, ama bunu ne zaman yaptıysam yapacak olduklarım birer yalandan ibaret kaldılar. Ben ikisinden de vazgeçtim. Bahsetmek istediğimden bahsederim, istemediğim bana kalır diye düşünüyorum.
Şimdilik size söyleyecek daha fazla şeyim yok, ama elimden geldiğince Mart ayını verimli kullanmayı hedefliyorum. Ondan sonra ne olacağını hiçbirimiz bilemeyiz.
Mart ayı herkes için iyi bir ay olsun. Daha sık görüşmek üzere…
Toplamda 1827 kez, bugün 0 kez okundu..
Rekor konusunda da benden iyi olmadığını hatırlatır, bloguma bir göz atmanı tavsiye ederim.. “Onca zaman oldu(!)” bomboş duruyor..
Yapman için sırada bekleyen birçok şeyi farkında olmadan yapacaksın zaten. Sonuna geldiğinde -sonu olmaz bu işin, hep yeniler eklenir ama- canını boş yere sıktığını fark etmeni istemem doğrusu.. Belki her şey tam zamanında olmuyor ama olduğu zaman “tam yerinde” oluyor..
..ve son olarak;
Mart ayından umudunu kes canım.. Tümüyle “kediler” tarafından tüketilip, tedavülden kaldırılacak bir ay senin istediğin..
@Bilge Son yazımı 23 Aralık’ta yazmışım. Henüz o kadar bekletemedin sen. Ama iddialısın, maşallah..
Kedileri çok fazla sevmesem de Mart kedileriyle hep iyi anlaşmışımdır ben. Çocukluk çağı amatör belgesel çekimlerime konuk olmuşlardır epey.
@Altan
Tamam öyleyse, şöyle söyleyeyim;
Birkaç satır alt alta yazıp ruhumun attığı çığlıkları kağıda resmetmeyeli çoook uzun zaman oldu.. Öyle ki, bahsettiğim süreç bildiğin üzre, senin ’23 Aralık’ını 3′e 5′e katlar..
Bence siz, “iki yazı arası mesafe”yi yakın tutmak için “mim”lemeye devam etmelisiniz.. Az da olsa etkisi olur..
@Bilge O konu farklı biraz ama.. O bahsettiğin içeriklerle bu garibanları aynı kefeye koyarsan çok aldanırsın.. Fasulyeden içerik bunlar o karşılaştırmaya göre..
Mim olayı güzel ya.. Güzel..
Kulvarlar farklı sadece; her ikisinin de içinden gelmesini bekliyorsun sonuçta ama hadi öyle olsun bakalım..
Mim, değil mi? Negzel.. (:
Sen bi de gel benim rekora bak Altancım..
@LimpidD Ohoo senden vazgeçtim zaten ben.. Senin site dekor sadece..
)