arşiv

0, 2007 için arşiv

Crysis Crisis

Salı, 25 Ara 2007 Altan 6 yorum

Evet başlıktan da çoğunuzun anladığı gibi bu yazı geçtiğimiz günlerdeki geçici mutluluğun ardından gelen veryansın.. :)

Efendim, vaktiyle sevgili Mustafa’dan duyduğum günden beri kaçırmadan izlediğim Teknosohbet.TV, izleyen birçok kişi gibi bende de bağımlılık yaptı..
Televizyonla çok haşır neşir olmadığımı kabul ediyorum, ama az çok teknoloji içerikli yapımlardan haberim oluyor ve takip etmeye çalışıyorum. Kesinlikle bu kadar dolu ve eğlenceli bir programa (Türk televizyonlarında) rastlamadım. Günde 10 – 15 dakika kadar süren son derece tatmin edici bir program..

Takip eden arkadaşlarımın zaten bildiği ve kutladığı üzere, geçtiğimiz bölümlerden birinde ben de talihlilerden biri olup son zamanlarda adından çok söz edilen meşhur Crysis oyununu kazandım..
Bu işler nasıl oluyor bilmiyorum ama oyun çok kısa sürede yani bugün elime geçti.. Dün kargoya verildiğine dair bir mail almıştım, bugün öğleden sonra da paket bana ulaştı..

Herşey harika değil mi? Kriz bunun neresinde? :)
Şurasında sevgili arkadaşlar, bu oyun bana bilgisayar(lar)ımın ne kadar gündemdışı kaldığını ve bilgisayar yenileme vaktinin gelmiş olabileceğini hatırlattı.. :)
Özetle, ne yazıkki bu oyunu oynatabilecek bir konfigürasyona sahip değilim. Daha vahimi ise, yakın gelecek ödeme planlarım arasında da yeni bir bilgisayara yer yok.. Şu an kullandığım ve bütün ihtiyaçlarıma cevap veren bir masaüstü bir dizüstü ve bir de cep bilgisayarım var.. Kendime mani olmam lazım.. :D

Oyunu bitirdiğimde Timur Bey’in vaadettiği Hawaii biletini hibe edeceğimi söylesem birisi bana bu konfigürasyonu hediye eder mi diye düşünüyorum.. :)

Bakalım Crysis DVD’si ile aramızda geçen psikolojik savaşı kim kazanacak.. :D

Categories: Altan Somay

Ve Facebook işe yarar…

Cumartesi, 22 Ara 2007 Altan 5 yorum

Nedir arkadaş Facebook’un varoluş amacı?..
Eski arkadaşları bulmaksa eğer kesinlikle işe yaradı, çünkü daha eskileri zannımca yok.. :)

Bugün bir iki arkadaşın kayış kopartması vesilesiyle Facebook’a sıçrayan, orada da neredeyse bütün ilkokul arkadaşlarımı (bir şekilde) kapsayan bir buluşmaya katıldım.. :)

İnanılmaz eğlenceliydi gerçekten..
Başlangıçta bir miktar tereddütlerim vardı, tanıyamıyordum insanları resimlerinden, isimlerinden..
Hatta kimisinin görünüşünden.. (Valla afedersin Ebru.. :D )

Velhasılı kelam;
Buket, Duygu, Ebru, Ömer Can, Tarık, Umutcan…
Gayet güzel bir akşamdı, teşekkürler arkadaşlar.. :)

Yapımda emeği geçen Ömer Can ve katılamasa da Mert’e çok özel teşekkürler.. :)

Categories: Altan Somay

Kurban Bayramı dedik ya;

Cuma, 21 Ara 2007 Altan 4 yorum

Hemen araya bir yazı kaynatayım dedim..
Aslında düşünmüyordum, bayramını bayram gibi yaşayanların yazılarını okumak epey iyiydi de, Mustafa hoş bir yazı yazmış, dedim o zaman bir feryat figan da bizden gelsin.. :)

Malum yılın sonu, bayram deyince de insanların aklına niyeyse hep "9 günlük tatil" diye birşey geliyor.. Hal böyle olunca devlet kurumlarıyla çalışanlar için hiçbir zaman yetmeyen, oldukça yorucu günlere imza atıyorsunuz.. Canınız çıkıyor yahu işte.. :D

Diyorsunuz ki, "aha da bayram geldi, bir iki gün kafa dinleyelim" bir bakmışınız elinizde bıçak, et yığınları arasındasınız.. O günü de yoğun bel ağrılarıyla geçirdik mi?.. Neyse gece sağlam bir uyku çekecez, orda sıkıntı yok.. Ertesi gün de bayram ziyaretleri, gelenler gidenler… Hiç de hoşlanmam, beldeki ağrı başa transfer oluveriyor sonuçta..

Daha dur bayram bitmedi mi diyorsunuz?.. Bence aldanıyorsunuz, yarın bayramın 3. günü ve Cumartesi dolayısıyla çoğu ticarethane iş başı yapıyor.. :D
En azından bürokratik olmayan kendi içindeki işlerini halledebilmek adına..

Hadi herkesin bayramı kutlu olsun o zaman.. :)

Categories: Altan Somay

En büyük asker(ler)…

Çarşamba, 12 Ara 2007 Altan 10 yorum

Bu yazıyı da bugün teslim olan 3 kişi için tarihe not düşmek adına yazıyorum..

Askerliğini;
İstanbul Hadımköy’te yapacak olan eski dostum Uğur,
Şırnak Uludere’de yapacak olan dostum, kardeşim Onur,
Giresun Merkez’de yapacak olan kuzenim Erol

ve ardından bütün asker kardeşlerim, arkadaşlarım…

HAYIRLI TEZKERELER

Categories: Altan Somay

TA7FC / TRABZON / TURKEY

Pazartesi, 10 Ara 2007 Altan 10 yorum

Sonunda oldu!..

Sonunda bu kavramla büyüdüğüm halde bu kadar gecikmiş olsa da, A sınıfı Amatör Radyocu lisansıma kavuştum..
Normalde giriştiğiniz dakikadan itibaren 1 bilemediniz 2 ay sürecek olan bu süreç bende (her konuda olduğu gibi) tam 13 ay sürdü.. Bu süreye benim de, TK’nın da ve tabi ki bahtımın da katkısı çok fazla olmuştur..

Ben de verdiğim söz gereği yeni kategorim olan "Amatör Radyoculuk"u açtım, ve burdan Radyo Amatörlüğüne ilişkin (tarafımdan veya değil) yazılmış güzel yazılara yer vemeye, hoşunuza gideceğine inandığım aktiviteleri duyurmaya karar verdim..

En yakın zamanda bilmeyenler için ne olduğuna ilişkin gayet ayrıntılı bir yazı alıntılamayı düşünüyorum elbetteki, hatta konuk yazarlar bile düşünebilirim bu konuda..

Uzun lafın kısası, bütün dünyada TA7FC ( Tango Alfa Seven Foxtrot Charlie ) çağrı adı bundan böyle bana çıkar amatör radyocularca..

Bloglama detaylarım [mim]

Cumartesi, 08 Ara 2007 Altan 2 yorum

Sıkıntının nerede olduğunu farkettim arkadaşlar. Mimleyen olmuyor da ondan yazı yazamıyorum demekki. Fena alışmışız, ne diyelim. :)
Olmasını zor beklediğim şeylerin inatla olmayışının da bu aksamaya kesinlikle katkısı var.

Yalçın‘dan gelen yeni bir mimle çok özlediğim sevgili bloguma geri döndüm. İtiraf etmem gerek ki, bu mim aldığım mimlerin içinde en çok hoşuma gideni oldu.

Uzatmadan mime geçiyorum;

1-) Blog yazmaya ilk defa nasıl başladım?

Blog yazmaya çokça blog okuyarak başladım. Nedendir bilinmez, önceleri blogun sadece okunur birşey olduğunu düşünürdüm. Birgün yazılır yanını da farkettim, o gün bugündür yazarım ben de. Önceleri ücretsiz blog servislerinde başlayan yazma hevesim sonra Serkan‘ın da gazıyla buraya terfi etti.

2-) Blog yazılarımın konusu belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum? Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum?

Kesinlikle yazı yazarken çizgisine, konusuna hiçbir çaba göstermiyorum. İçimden ne gelirse yazmak çok eğlendiriyor beni, çok mutluyum bu şekilde. Eminim blogumun en sıkı takipçisi de yine benimdir. Zaman zaman yazdıklarımı okumaktan da büyük haz duyuyorum.
Yalnız bu soruya cevap olur mu bilmem ama, yazılarımın düzgün görünmesine, mümkün mertebe düzgün bir Türkçe ile yazılmasına bir miktar çaba gösteriyorum.

3-) Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum?

Blog yazmak, blog okumak gibi sanki. Zaman hep bulunur. Ne kadar vakit darlığından şikayet etsem de, yazacak şeyim olursa kesinlikle o an yazabilirim gibi geliyor. Herhangi birşeyden feragat etmem gerektiğini düşünmüyorum yazarken, yeterki yazacak şeyim olsun.

4-) Blog yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?

Doğrusu artan bir bekleyiş olduğunu pek sanmıyorum. :)
Zorunlu bir hal almıyor blog yazmak ama, yazamamak fena halde sıkıyor beni. Hep yazayım istiyorum, bu işe böyle sarılacağımı ben de tahmin etmiyordum. Benim için halen eğlenceli bir uğraş. Her geçen yazıda daha eğlenceli hale geliyor.

5-) Blog yazmayı daha ne kadar sürdüreceğim?

Şimdilik bırakmak gibi bir niyetim yok, zaman ne gösterir bilinmez tabi. Uzun yıllar devam ettirebilirsem çok mutlu olurum.

Mim için teşekkürler, şimdilik bu kadar…

Categories: Altan Somay