Kas 14 2007
Noter onaylı öğretim..
"Yazacak şey yok", "ne monoton bir hayatım" var deyip durdum, Allah’ın sopası yok işte, başıma gelenleri anlatayım da siz de gülün..
Öncelikle şimdiden söyleyeyim, siz her ne kadar gülecek olsanız da, ben uzun zamandır bu derece sinirlenmemiştim gerçekten..
Efendim Türkiye Cumhuriyeti bizim gibiler için bir ikinci üniversite olanağı sunmuş. Açıköğretim Fakultesi’nde birkaç bölüme sınavsız giriş yapabiliyoruz..
Ben de İşletme bölümünü tercih ettim, kaydımı yaptırmak için giriştim..
Kaydın internette olan kısmı sorunsuz geçen tek kısmıydı diyebilirim..
Kaydımızı sonlandırmak için Açıköğretim bürosuna gitmemiz gerekiyordu, biz de evraklarımızı derleyip toplayıp en yakındakine yollandık..
Üniversiteden mezun olduğumuzda sağa sola bol bol dağıtabilelim de noter denen şeye sık sık para kaptırmayalım diye üniversitemiz diplomamızdan bolca kopyalayıp kendisi onaylayarak dağıtmıştı bize..
Askerlik şubesi dahil, henüz kimse arıza çıkartmadı bu konuda, sonuçta en yetkili merci olan üniversitenin kendisinin onayı var kopyanın üzerinde..
Ama gelin görün ki Açıköğretim Bürosu bu konuda arıza ne kelime, kırdı geçirdi ortalığı:
-Evraklarınız eksik beyefendi, kaydınızı gerçekleştiremem.
-(Yok canım, toplamıştım) Ne eksik acaba?..
-Diplomanızın noter onaylı örneği olması lazım, kılavuzumuz yok mu sizde, bakabilirsiniz buyrun.
-(Sanki aynı kılavuzdan nette yok) Doğrudur hanımefendi, benimki de zaten üniversite onaylı..
-Yok işte olmaz, resmi kurum onaylı kopya kabul edemiyoruz, noter onayı olacak.
-Ne resmi kurumu hanımefendi, üniversite onaylı diyorum, üniversitenin kendisi onayladı yahu..
-Olmaz işte beyefendi, bizim kendi onayımız bile kabul edilmiyor.
-(Aha da, valla mı? Bak densizlere yaa) Hanımefendi sizin onayınızı niye kabul etsinler ki, sizinkini zaten ben de kabul etmiyorum, ayrıca da noteri de kabul etmiyorum ya, üniversite bu, diplomayı veren kurum..
-Olmuyor beyefendi, buyrun evraklarınızı tamamlayın getirin.
-(Allah’ım bunu en son söyleyen vergi dairesi görevlisine neredeyse girişiyordum, kılım bu lafa, tut beni, derin nefes) Peki hanımefendi ne zamana kadar getirme hakkım var? 16’sı değil mi son kayıt?..
-Bugün getirmeniz gerekiyor evrakları.
-O niye sorması ayıp? Diplomamın aslı en azından 20 km uzakta da..
-(Ayağa kalkıyor) Çünkü yarın mazeretli kayıt var ve yarın gelirseniz benim size bir de mazeret bulmam gerekir.
-(Allah’ım çok yakın, bi kafa atsam ne olur? La havle vela kuvvete…) Mazeret kolay hanımefendi, "Diplomasını kabul ettiğimiz kurumun onayını kabul etmiyoruz" yazarsınız, olur biter..
O dakikadan sonra da var gücümle kapıyı çekip çıktım..
Tabi ki hanımefendinin isteği oldu, annemi aradım diplomamı alıp geldi, ve ben de doğru notere gittim..
Bu noterleri sevmiyorum hiç, hangi işi ne kadara yapıyorlar bilmiyorum ama vaktiyle bir kaşe için 40 YTL verdiğimden beri inanılmaz derecede kılım kendilerine..
Bu diploma örneği için 15 YTL verdim gerçi (hayret ettim ben de
), ama sadece o kadın istediğini yapmak bile çok zoruma gitti gerçekten..
İşlemleri hallettikten sonra mesai saati sonuna doğru tekrar gittim, bir başka görevlinin sırasına girdim ve sordum;
-Yahu bu yaptığınızın mantıklı bir açıklaması var mı?.. Hayret ettim diplomayı nasıl kabul edebiliyorsunuz..
-Ohoo sen şanslısın örgün öğretim mezunusun, 2 yıllık açıköğretim okuyanların diplomasının kendisini de kabul etmiyoruz.
-
Ne mutlu size…
Hayır sanki o diplomaya noter onay vurunca ne değişiyorsa?..
Anladım ki noter "okudun" demediği sürece bu ülkede seni okumadın sayanlar var hala..
Düşünsenize veren kurum tanımıyor diplomayı..
Günün sonunda Özkan ve Serkan‘la buluşmasam sadece gergin bir gün olarak geçecekti benim için.. Bu arada bu yazıyı okudularsa Serkan’a hikayeye 3. kere katlandığı, Özkan’a 2. kere katlandığı için teşekkür ederim..
