Ağu 28 2007
Yalandan korkmam, yılandan korktuğum kadar.. :P
Öyle bakmayın, valla sevmem yalanı yaa..
Ama korktuğumu söylemek abes olur tabi..
Neyse, bir müddettir yazamamıştım hiçbir yazı. Serkan sağolsun yapıştırmış mimi, öyle de bir yazı yazmış ki, yazsam mı yazmasam mı tereddüt ettim..
Öyle ya, 2 tane dandik eleştiri yazısı ile performansıma hayran bıraktıysam birileri birşeyleri yanlış anlamış olmalı, hiç uyandırmasam mı acaba diye düşünmeden edemedim..
Aslında bu mim yazılarının da bana göre olmadığı o yazıda ispatlanmıştı, zira yazar diye güvendiğim dağlar bembeyaz…
Neyse, "en güzel yalanlarımız" demiş Serkan bu sefer..
"Aslında hiç yalan söylemem ya, madem ısrar ediyorsunuz çok nadir de olsa arada söylediklerimi yazayım" diyerek herkes için geçerli olan o formaliteleri de atlıyorum, derhal yazıya geçiyorum..
- Buluşma seanslarından hemen önce arandığımda, tamam ben de şimdi çıkıyorum demek gerçekten çok eğlenceli, sonrasında hiç acele etmeden toparlanıp çıkabilirim..
- Yine bu malum buluşmalarda yola yeni çıkarken "ohoo ben 20 dakikadır yoldayım ya" demek de epeycene işe yarıyordu (bu yazıdan önce
).. - Bir de olmadık zamanlarda arayan insanların genelde ihtiyaçlarına yönelik gelişmiş bir önsezim olduğunu düşünüyorum, isteklerini duymadan önlerini tıkayacak yalanlar üretebilirim rahatlıkla, çünkü istenen şeyleri geri çevirebilme kabiliyetim ne yazıkki yok..
- Bir de eminim herkesin az veya çok kullandığı "ben seni ararım" cümlesi yazılabilir buraya zannımca.. Zaten konu hakkında sonra konuşmayı düşünsem "sen beni sonra ara" derim diye düşünüyorum..
Aslında bu yazı böyle olmaz, yani benim açımdan pek verimli bir konu değil.. Çünkü çok beğendiğim, ve sık kullandığım bir yalanım (bunların dışında) yok.. Bu yüzden vasat bir yazı oldu..
Ama çok yakın çevremin "yalan mühendisi" dediği kadar varım, kabul ediyorum.. Çünkü sıkıntılı durumlardan sıyrılacak ve çevremdekileri sıyıracak kaliteli, çok detaylı, işe yarar, tek seferlik, ve sonra benim tarafımdan bile unutulan "güzel yalanlar" üretmek çok zor gelmiyor, özellikle yumurta ışığı gördüğü sıralarda..
Hatta bu gibi bir durumda yakınlarımı zor bir durumdan kurtarmak için birkaç dakikada yazdığım hikaye anlattıklarım tarafından alkışlanmıştı..
Sonra onları kendime inandırmak bir hayli zor oldu, o da ayrı mesele.. :S
Yani sıkışırsam hakkatten destekli sıkabilirim, aksini ispatlamak da epey zor olabilir.. Birkaç dakika içinde yalanıma destekleyici küçük hikayeler de yazabilirim, kendime güveniyorum (bi de utanmadan bununla övünüyorum
)..
Neyse, kendimi daha fazla rezil etmeden bu mimi burda kapatıyorum Serkan, umarım mimini boşa harcamadım..
Artık mimlemeyi düşünmüyorum kimseyi, en azından dönüm noktası saydığım olaya kadar. Belli de olmaz (konuya göre) tabi.
Ama mimlenmeye açığım her zaman..
