Archive for Ağustos 6th, 2007

Ağu 06 2007

Pazar, bisikletim ve ben..

Published by Altan under Altan Somay

Cumartesi gecesi Adem’in 11.00-12.00 için aldığı maça her zamanki gibi katılmamazlık edemezdim..
Henüz çok geçerli bir mazeretim olmadığı taktirde bütün maçlara katılmışımdır..
Çok iyi oynayamam belki, ama sahada bulunmak bile oldukça güzeldir..

Fakat aşağı yukarı 6 ayda bir maça çıkmak kesinlikle berbat bir durum..
10. dakikada nefesiniz kesiliyor, maçın geri kalanında "birşey olsa da oyun dursa" diye iç geçirirken yaklaşan her topta kalan enerjinizi maksimum verimle harcamaya gayret ediyorsunuz..
En azından benim için yaklaşık böyle oluyor..
Herşeye rağmen kendi adıma iyi bir maç çıkarttığımı söyleyebilirim.. :)

Asıl önemli olansa her maçtan sonra, düzenli spor yapmam gerektiğini, ve kondisyonumu eski haline yaklaştırmam gerektiğini hatırlıyorum..
Bu bağlamda, tam da bu psikolojiyle girdiğim bu Pazar gününü değerlendirmem gerek diye düşündüm..
Ve birkaç gün önce aldığım birkaç parça ile bisikletimi daha kapsamlı bir bakıma soktum..

Yarım günden fazla zamanımı aldı (biraz da kendi beceriksizliğimden sanırsam :) ) ama gayet güzel oldu..
Evvelki gecenin yorgunluğu ile bisikletin paslanmış civatalarını sökmek gerçekten çok zor oldu diyebilirim..
Neyseki bitti, ve birşeyler atıştırıp bisikleti yeniden sınamam gerektiğini düşündüm..

Bu sefer geçen seferkinden aksi istikamete gidecektim..
4-5 sene önce rahatlıkla gidebildiğim bir mesafeydi, çok zor olmasa gerek diye düşündüm..
Bu sefer Trabzon’a gidip gelecektim..
Aslında arazi şartları düşünüldüğünde tek gidiş için daha iyi bir rota bence.. :D

Neyse yola çıktım..
5-6 dakika içerisinde kollukların değişmesi gerektiği fikrine kapıldım, veya bir eldiven iyi bir fikir olabilirdi..
Gidişim aheste ama eğlenceli oldu..
Yeni sahil yolunun kaldırımlarında çok fazla titresem de (ve hatta sırf bu sebepten hala oturan yerlerim sızlasa da) güzel bir yolculuk oldu gerçekten..
En çok sevindiğimse halen bisiklet üzerinde eskisi kadar dengeli oluşum oldu..
Sahil yolunun büyük çoğunluğunda gidona* dokunma ihtiyacı bile duymadım..
Çok keskin olmayan virajları bile bu şekilde rahatlıkla dönebiliyorum hala.. :D

Yolun sonunda 10 dakika kadar oturup dinlendikten sonra dönüşe başladım..
Nasıl olsun bu sefer derken, fazla kasmadan araç yoluna (emniyet şeridine) indim, ve bu sefer o kadar da aheste gitmemeye, kendimi de kesinlikle zorlamadan yolun gerektirdiğince** gitmeye karar verdim..
Anladım ki 20-25 dakika içerisinde seri bir şekilde Trabzon’dan Yıldızlı’nın meşhur bayırının yarısına geliniyor..
Kalan yarısı içinse en azından 5 dakika dinlenmeniz gerekebiliyor.. :D

Eve geldiğimde bir miktar bacaklarım titrese de, kasılan vücudumu hissettikçe "Evet, işte bu!" diye geçiriyordum içimden..
Bu şekilde devam edersem eskiden olduğu gibi hoplayıp zıplayabilecek seviyeye gelirim belki diye ümit ediyorum.. :D

Tabi bu kadar romantik dakikanın ardından gerçeklerle buluştum.. :D
Gece ağrıdan uyuyamadım desem yeridir.. :D
Şu an da oturuşum, kalkışım, yürüyüşüm komple problem..
Burnumdan geldi denebilir..

Ama pişman değilim kesinlikle..
Yakında yeni rotalara yelken açmaya niyetliyim.. :D

* Bisikletin direksiyonu da denebilir, gidon deyince anlamayanlar olabiliyor.
** Pedalın boşa döndüğünü hissettiğin an vitesi yükselterek gitmek

6 responses so far