Archive for Temmuz, 2007

Tem 27 2007

Evet, nerde kalmıştık?..

Published by Altan under Altan Somay

İşler işler işler..
Biri bitiyor, diğeri başlıyor..
Tam "evet bu sefer bitiriyorum" derken bir telefon hayelleri yıkabiliyor.. :)
"Uzun soluklu bir işin bitimine yakınken araya giren şehir dışı işi" demekti bu yazdığım.. :)
Neyseki ikisi de bitti..

Bu ara bir miktar rahat olabileceğimi umuyorum.. Veya evet, yine sadece kendimi kandırıyorum, ama olsun.. :D
Önemli olan niyet değil mi?..

Takip edenler pek "kategori" yanlısı olmadığımı bilir.. Yazılarımda tek kategori kullanırım o da kategori gibi gözükmemesi için seçilmiş olan "Altan Somay"dır..
Yazdığım şeyler herşey hakkında olabilir, bunları genel olarak kendi adımla kategoriliyorum, bunu daha kolay benimsiyorum sanırım..
Zira kategorileri benimseyemeyebilirim, veya kategori işine dalarsam zaman zaman yazdıklarımın kategorileriyle oynayabilirim, sıyırmamak için bu en sağlıklısı.. :D
Ne de olsa herbirinin genel başlığı bizzat benim değil mi?..

Fakat şu sıra bir haber bekliyorum, bu haberle birlikte ilk farklı kategorimi açmayı düşünüyorum..
Hatta kuvvetle muhtemeldir ki öyle olacak..
Kategori benim hayatımda en çok imrendiğim, çocukluğumdan süre gelen bir kavram olacak, beni tanıyan herkesin benden en az bir kere duymuş olduğu bir kelime veya kelime öbeği olacak..
Bunun bu kadar gecikmesi tabi ki benim gudubetliğimdendir, şimdilik kesin tarihi belli olmamakla birlikte yakında olduğunu düşünüyorum..

Hatta o kategorinin kısa zamanda "Altan Somay"dan daha kabarık bir hale gelebilmesi de olası..
Sayfanın genel amacını saptırmam umarım.. :)

Görüşmek dileğiyle, şimdilik buralardayım..

One response so far

Tem 16 2007

Tenefüs.. Sohbet vakti..

Published by Altan under Altan Somay

Uzun zamandır değil buraya yazmak, internete bile girme fırsatım olmuyordu..
Hatta neredeyse büroya bile uğrayamıyordum..
Kalk git Vakfıkebir’e, gel Vakfıkebir’den yat..
Nihayet orası da bitti, bugün açılış yapmış olmaları gerek, aranmadığımıza göre bir problem yok.. :D

Tabi ki işler bitmedi, Allah’ın bir lütfu olmalı ki bu sefer iki iş aynı günlere değil de birbirinin arkasına denk geldi..
Yani orayı bitirdik bugünden itibaren Trabzon meydan’da yeni bir iş başlıyor..
Buna sevinmeli mi, üzülmeli mi henüz ben de bilmiyorum.. :)

Ben de bugün fırsatı yakalamışken iki satır karalayayım dedim, boşlamaya da gelmez hani..

Anlatacak çok da şey yok ama, geçtiğimiz haftanın sonunu iyi bağladık diyebilirim..
Bize kalsa yine bişey yapamazdık da, Adem sağolsun evlendi..
En azından haftayı tamamiyle yok olmaktan kurtardı..

Düğün çok güzeldi, yani ben bile oynadım, gerçi bir kere daha biri beni oynatabilir mi bilmiyorum.. :D
Salona her girenin üzerinde "DALTONLAR" yazan çelenke bakışı gerçekten görmeye değerdi.. Böylelikle bir fikir daha uzun süren çabaların ardından gerçeklikle buluştu.. :)

İlginç olansa düğün vesilesiyle bir araya gelmiş olsak da, düğünden çok bağımsız harika bir gün de geçirebilmiş olmak olsa gerek..
Gerçekten..
Akçaabat’da güzel bir köfte ziyafeti, giderek artan bir kalabalık, pazar günü yağmur altında Trabzon’da dolaşmak, düğünden sonra da boztepede semaver ve sohbet ziyafeti..
Bunca şeyin ardından normalde kendimi yorgun hissetmeliydim, üstelik o kadar rutubetli bir havada.. Ama eve vardığımda saat 12′ye yaklaşıyor olmasına rağmen pek de yorgun sayılmazdım.. Ya kondisyonum arttı, ya sandığımdan kısa bir gündü.. :)
Aslında dün geceye bir de 01.00-02.00 futbol maçı yakışırdı, ama Adem’in acınası bakışları karşısında böylesi bir hainlik yapılamazdı.. :D

Uzun lafın kısası, güzel gündü..
Sağolasınız Adem&Rukiye..
Size ömür boyu mutluluklar..

3 responses so far

Tem 10 2007

Evlenme mevsimi açılmıştır, hayırlı olsun..

Published by Altan under Altan Somay

Bir ay olmadı daha kuzeni verip geleli..

Biraz önce hayatımın büyük çoğunluğuna tanıklık etmiş yakın arkadaşlarımdan bir tanesi beni ziyarete gelip, elime bir zarf tutuşturdu..
O da evleniyor.. :)
Aslında biliyordum tabi, hatta biraz daha enteresan bir hikayesi var onun, o bakımdan çok haber değeri yok belki düğününün..
Ama bir anda yüklenince tuhaf oldum..

15 güne kalmadan bir diğerinin nişan merasimi var..
Beraber gidelim diyor.. :)

07.07.07. çılgınlığına değinmek istemiyorum zaten, ne karşıyım ne destekçi..

Ama benim bu manzaraya bakarak söyleyebileceğim tek şey yazımın başlığı..
Buyrun evlenin, ben almayayım..
Zaten çok istesem de veren yok hani.. :)

4 responses so far

Tem 05 2007

Barış Akarsu adına (Tubiş için)

Published by Altan under Altan Somay

Bu tip yazılar pek tarzım değildir..
Ama akşam kötü haberi herkes gibi ben de çabucak aldım..
Çok şaşırdığımı söylemeyeceğim tabi, ne yalan söyliyim, her sabah "bakalım bu sabah haberlerinde mi söyleyecekler…" diyordum haberlere bakmadan..

Sabah ilk işim maillerime bakmak olduğundan çok sevgili kuzenim Tubiş’in "bir başlık açmanı istiyorum Barış Akarsu adına" şeklinde bir mailiyle karşılaştım..
Sanırım bu kadarını yapabilirim dedim kendi kendime..

Konuya dönecek olursak:
Kaza haberini ilk aldığımda "İnanmıyorum bu damı?" dedim..
Aslında denklemi kurduğunda bekleniyordu belkide çok önceden bir trafik kazası..
Herşey tıkırındaydı çünkü..
Saçları uzundu, popülaritesi günden güne artıyor, müziğini sevdiriyordu..
Tıpkı Gökhan Semiz, Kerim Tekin gibi..
Özgeçmişindeki tek eksik ölümle sonuçlanan trafik kazasıydı diğerlerinden farklı..
Artık o da tamam..

Uzatmayalım fazla..
Ama bundan 20-30 yıl sonra belki ikinci Barış Abi’si olurdu çocukların.. Yine uzun saçlı bir başka abisi gibi..

Allah’ın taktiridir, karışılmaz..
Allah rahmet eylesin..
Yakınlarının, sevenlerinin başı sağolsun..

7 responses so far

Tem 04 2007

Sonunda ben de LOST izliyorum..

Published by Altan under Altan Somay

Çok yakın geçmişte kendime LOST izlemeye başlayacağıma dair söz vermiştim..
Bu kadar ağır tahrik altında artık başlamalıyım diye düşünüyordum..

Sözümde durdum, sebebini de şöyle özetleyebilirim..
1 senedir, olmadık yerlerden "abi kesin izle, bayılacaksın", "valla tam senlik dizi, bence bi bak" gibi telkinler alıyordum ve bu telkinler hayatımda ilk defa bir dizi için, "acaba gerçekten izlesem mi ya?" gibi bir düşünce yerleştirdi zihnime..
Daha sonra 1 sene kadar önce 1. ve 2. sezonları hediye eden çok sevgili bir arkadaşıma rastladım.. O da "ee izledin mi bakalım diziyi?" deyince bu düşünce epey pekişti.. İtiraf etmeliyim ki "Yok, daha bakmadım.." demek çok zorladı beni.. Anladım ki, bir yerlerde kaçırdığım bir şeyler var..
Son olarak da çok yakın bir arkadaşım, beni kendi silahımla vurarak "Hee, e o zaman ben bi izleyeyim madem" dememi sağladı.. :D
Bunu kasten yaptığını düşünmek için yeterli sebeplerim var..

Ve seriye başlamadan 3. sezonu da edindim.. :)

3. sezonunu bitirmiş, dünyayı kasıp kavuran bir dizi hakkında bu kadar kıt görüşlü oluşum tamamiyle benim kişisel problemimdir biliyorum..
Ama itiraf etmeliyim ki tek kelime bilmiyordum diziyle ilgili..
Ada’da geçtiğinden bile haberim yoktu, o derece yani, yanlış anlamayın.. :)
Sanıyorum bunun en büyük etkeni dizilere olan önyargım..
Kurtulamıyorum ne yazıkki..

Şimdilerde ilk sezonu bitirmeye çok yakın bir LOST izleyicisiyim..
Bir oturuşta 4 bölümden aşağı kurtarmıyor beni de (vakit probleminden dolayı 4 :D )..
Gizemli rakamlarla tanıştım, çok mutluyum..
Evet önerenler haklı çıktılar, o tahmin ettikleri karakteri çok ama çok beğendim.. :D
Özetle beni de çok sardığını söyleyebilirim..

Son söz olarak, benim gibiler varsa daha bir sezonluk tecrübemle kesinlikle tavsiye edebilirim..
Gerisini de yakın zamanda tavsiye edebilirim diye düşünüyorum.. :)

10 responses so far

Next »